<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?><rss version="2.0"><channel><title>Hikayede.com</title><description>Hikayede, hikaye, hikayeler, sex hikayeleri, porno hikaye, erotik hikaye, seks hikaye, hikayeler, erotik hikayeler, sex hikayeler, ensest hikayeler, seks hikayeler</description><link>http://hikayeler.hikayede.com</link><language>tr-TR</language><item>
<title>Hamilelikte Gebelikte Cinsellik</title>
<link>http://hikayeler.hikayede.com/hikayeler/Hamilelikte_Gebelikte_Cinsellik.html</link>
<description>toplumumuzda cinsellik çok açik ulu orta konusulan bir konu değildir. cinsellik üzerine konusma ve tartisma günümüzde hala tabular arasindadir. bir kisim kadin bu konuyu doktoruna açmaktan kaçinirken, bazen de doktorlar bu konuyu hastasi ile açikça konusmaktan kaçinir. bu iletisim kopuklugundan çiftler gebelikte seksten uzak durmalari gerektiği mesajini çikarirlar yada halk arasindaki inançlara göre davranirlar.

halk arasinda ilk üç aydaki cinsel ilişkinin düsük ile sonuçlanacagi inanci yaygindir. en fazla gebelik kaybinin ilk üç ayda oldugu bir gerçektir ama bunun nedeni, cinsel ilişki değil, genetik bozukluklara bagli anomalili-normal olmayan gebeliklerin doga tarafindan istenmemesi sonucu kendiliginden düsük olmaktadir.

gebeler cinsel istek artisina ragmen cinsel ilişkinin rahim agzinin açilmasini kolaylastiracagi ve erken doguma neden olacagi,damarlarin açilip kanayacagi, erkek cinsel organinin bebegin basina zarar verecegi gibi asilsiz, rahatsiz edici düsünce ve inanislara kapilip cinsellikten uzak dururlar. her ne kadar orgazmbosalma oksitosin rahim kasini kasici madde salgilanmasina neden olup rahim kasilmalarina yol açsa da bunlar dogumu baslatmaz, erken doguma neden olmaz. cinsel ilişki bebege fetusa zarar vermez, erkek cinsel organinin bebekle fiziksel olarak temasi yoktur. anne karnindaki bebek rahim kaslari, içinde bulundugu gebelik kesesi ve kese içindeki sivi ile darbelere karsi koruma altindadir. rahim agzi kanalindakiservikal kanal salgilarin koyulasmasi ile olusan tikaç bakterilerin ve semeninsperm rahim içine girmesini engelleyen bir bariyer olusturur. cinselliğe engel olusturacak tibbi problemler olmadikça gebelik süresince hatta son güne kadar cinsel ilişki yasak değildir. gebeler cinsel ilişkinin zararli olabilecegi kosullari kendi kendine degerlendirebilecek bilgi donanimindan yoksun olduklari için bu konuda kadinlar en saglikli bilgileri kadin dogum uzmanlarindan alabilirler.

asagida belirtilen sartlar haricinde gebelere cinsel ilişki yasak değildir.

gebelik kesesinin erken açildigi, sulari erken geldigi durumlar

vajinal kanama

geçirilmis gebeliklerde erken dogum tehdidi öyküsü ve simdiki gebelikte erken dogum tehdidi

partnerin cinsel yolla bulasan hastalik tasiyicisi olmasi

plasenta previa çocugun esinin önde olmasi ve rahim agzi kanalini kapattigi durumlar

Çogul gebelikte gebeligin son aylarinda

kadin dogum uzmaninizca cinselliğe yasak getirilen diğer durumlar

gebelik süresince kadinda fiziksel, fizyolojik degisiklikler olur. gebe bir kadinda üretilen progesteron hormonu gebe olmayan bir kadina oranla on kez daha fazladir. gebe bir kadinda bir günde üretilen östrojen miktari gebe olmayan bir kadinin yumurtaliklarinin üç yilda ürettigi miktara esittir. gebelik süresince üretilen toplam östrojen miktari gebe olmayan bir kadinda ancak 150 yilda üretilebilmektedir. bu hormonlar gebeligin basinda yumurtaliklar tarafindan salgilanirlar daha ileri haftalarda bu üretimi plasentaes üstlenir. gebenin kaninda dolasan yüksek seviyedeki progesteron ve östrojen hormonlari yumusak düzgün bir tene, parlak saçlara ve gebenin kendini iyi hissetmesine neden oldugu gibi memelerdeki ve cinsel organlardaki degisikliklerle gebeler cinsel ilişkiye daha hassas ve duyarli hale gelir. gebelikte seksin daha heyecan verici, daha doyurucu oldugu, hatta ayni seansta birden fazla orgazm gebeler tarafindan bildirilmektedir.

hatta gebelerin çogu gebelikten önceki dönemde almadiklari kadar cinsel ilişkiden keyif alma egilimindedirler. bu gebeden gebe ye degisebildigi gibi, gebelik süresince ayni gebede de degiskenlikler gösterebilir.

ilk üç aylarda genelde halsizlik, uykuya meyil, bulanti kusma gibi gebeligin erken belirtilerinin etkisi ile tipik olarak gebelerde cinselliğe ilgi azalma olur. ikinci üç ayda cinselliğe ilgi artarken, son üç ayda cinsel haz kalitesinin artmasina ragmen ileri derecede büyümüs bir karinla hareket kisitliligi ve daha evvel bahsettigimiz korku ve endiseler ile gebelerin olaya tam konsantre olamamalari cinsel ilgide azalmaya neden olur.

saglikli bir gebelikte doguma kadar olan sürede cinsel ilskiyi engelliyecek her hangi bir neden yoktur. normal bir gebelikte orgazm ile birlikte görülen rahim kasilmalarinin hiçbir zarari ve tehlikesi yoktur. aksine bu kasilmalar normal dogum için rahim kasinin hazirlanmasina yardim eder ve dogum için pelvis kaslarinin yeteri derecede güçlü ve dayanikli olmasini da saglar.

iyi bir cinsel birliktelik çiftlerin bir birlerine daha yakinlasmasini saglayip;gebenin duygusal, alingan, kirilgan mizaci nedeni ile olasi problemlerin çözümünde çiftlerin daha toleransli olmasini sagliyacagi gibi, anne ve babaligin ilk günlerdeki problemlerin çözümünüde kolaylastiracaktir.</description>
</item><item>
<title>Erken Boşalma</title>
<link>http://hikayeler.hikayede.com/hikayeler/Erken_Bosalma.html</link>
<description>erken boşalma her ne kadar bir cinsel problem veya yetersizlik gibi görülse de bir problem olmayip bir cinsel uyumsuzluktur.

cinsel iliskide en önemli sey uyumdur. bu yüzden de gerçek anlamda ortada bir erken boşalma sorunu olmayip erkegin kadinin orgazmindan önce veya ona ruhen yetecek kadar beraber olamadan boşalmasi bir cinsel uyumsuzluk ortaya çikaracaktir. o halde erken boşalma diye adlandirilan sikinti bir cinsel yetersizlik degil, sadece çözülmesi gereken bir sorundur,ve çözümü de basittir.

bir partneriniz sizinle kurdugu iliskide siz boşalmadan orgazma ulasabilir,digeri ise daha geç orgazm oluyordur ve siz ondan önce bosalabilirsiniz. bu durumda kime veya neye göre erken bosaliyorsunuz . böyle olunca bu tamamen karsi tarafla uyum sorunu olup bir yetersizlik degildir, ama var olan uyumsuzlugu da ortadan kaldirmak gerekir. tabi ki bu konuda yapilan çalismalar ve istatistikler vardir ve ortalamalar alinarak çikarilan sonuçlar genel degerler olarak kabul edilebilinir.

buna göre;

dr. kiper siniflandirmasi: © 2000

- penis vajina ya girmeden önce boşalma olursa ileri derecede erken boşalma,

- penis vajina da iken 1 dakika veya daha alti zamanda boşalma orta derece erken boşalma,

- penis vajinada iken 1 ila bes dakika arasi boşalma erken boşalma olarak kabul edilir.

bu kosullar altinda normal iliski süresini penis vajinada iken 5 dakika ve üstü olarak kabul ediyoruz, ideali 5 ila 15 dakika arasidir ama bu dedigimiz gibi çiftlere bagli, siz erken bosalabilirsiniz veya partneriniz geç bosalabilir bu bir uyum sorunudur.

erken boşalmanin nedenleri ne olabilir:

- yaptigimiz çalismalar sonucu en yaygin olarak rastlanilan konu gençlik çaglarinda yapilan masturbasyonlardir, yakalanma korkusu ve asiri heyecan ile yapilan bu masturbasyonlar da en önemli sey bir an önce bosalip o hazzi yakalamak ve yakalanmamakti.

- ve erken boşalmanin önemli oldugunun kabul edildigi bazi gençlik yillari da vardir,bu yillarda tipki uzaga isemek, organ büyüklügü yarismasi yada ilk orgazma ulasan kisiyi bulmak için masturbasyon yarismalari yapilirdi, ve bu yarismayi kazanan kisi kahraman, imrenilen kisi olurdu.

- gençlik yillarinda, sik sik, birden fazla orgazm olup sertlesme saglanildigindan boşalmanin geciktirilmesi akla bile gelmemistir,ve amaç sadece en erken sekilde bosalip rahatlamaktir.

- cinsel açidan ailevi baski altinda yetismis veya diger faktörler neticesi evlilik öncesi iliski yasayamamis veya masturbasyon yapamamis kisilerdeki asiri duygu birikimine bagli erken boşalma görülebilir.

- partnere asiri ilgi ,baglilik ve sevgi heyecani arttirip erken boşalmaya neden olabilir.

- uzun süren cinsel perhizler sonrasi kurulan iliskilerde de erken boşalma görülebilir.

- para karsiligi kurulan iliskilerde tipki masturbasyon gibi yalniz olarak tek tarafli hazza yönelik duygular içerdiginden orgazm zamanlamasi gibi bir sorun ortada yoktur, gene amaç bosalip rahatlamaktir.

uyumsuzluk ;olaya seksüel paylasim gerektiren,önem verilen baska bir kisi katilinca ortaya çikmakta ve o zaman anlasilmaktadir.

erken boşalma cinsel sikintilar içinde en kolay çözüme ulastirdigimiz ve basari oldugumuz konu olup gerekli olan kisinin önerileri düzenli uygulamasi ve terapi aldigi hekimi ile uyumlu çalismasidir.

Çözümde verdigimiz cinsel egitim ve öneriler bir çok kisinin aslinda bilebildigi veya bilinçsizce yaptigi seyler olup burada önemli olan belirli bir düzen ve sürede uygulanmasidir.

bir saatin çarklardan olustugunu hepimiz biliriz ama sökülen bir saatin çarklarini uygun olarak yerlestirmeyi ancak bilen birisi yapabilir,bunu içinde profesyonel destek almaktan çekinmeyiniz.

boşalmayi kontrol etmek tipki bisiklete binmek gibidir , ögrenene kadar sikinti çekebilirsiniz ama bir kez ögrendiniz mi bir daha unutmazsiniz, çok uzun ara verip tekrar bindiginiz zaman baslangiçta belki kisa bir süre yalpalar ama tekrar eski halinize dönersiniz.

boşalma bir atesleme mekanizmasi olup basladigi zaman hiç kimse hiçbir yolla onu bastiramaz, geciktiremez, denetim altinda tutamaz.

yapmamiz gereken sey ateslenme noktasina gelmeden sistemi yavaslatmak, durdurmak veya kontrol altina almaktir.

cinsellikte en önemli seyin uyum oldugunu söylemistik, orgazm zamanlamasi da gerek erkegin erken orgazmi, gerekse kadinin geç orgazmi temelde çiftlerin karsilikli olarak düzeltmeleriyle ilgili bir konudur.

nasil ki erkegin yaklasimi ve sevecenligi ve de tavri ile kadin orgazmi öne alinabilinirse, kadinin yardimiyla,eslerin her ikisi de isterse,pratik olarak her erkegin orgazminin geciktirilebilinecegi bilinmelidir.

kadin ve erkegin iliski sürelerini uzatmak için bir çok yol ve yöntem mevcuttur.

erkegin erken boşalmasini engellemek için çesitli yöntemler uygulanmaktadir. genelde kisiler önce bunlari kendileri denemekte basarili olamayinca hayal kirikligina ugramakta, panik olmaktadirlar, bu sorunun çözümü bir uzmandan destek almaktir. hatta bu hayal kirikliklari giderek bir sertlesme sorunu halinide almaktadir. erken bosalan kisi, partnerine yeterli olamamanin sikintisi ile seksten uzaklasmakta ve sertlesmede sorun yasayabilmektedir. evlilikler yikilmakta, ciddi psikiyatrik sikintilar yasanmaktadir. Çözümü çok çok basit olan böyle bir olay için tedaviye gitmemek, ertelemek veya utanip sikilmak, cinsel hayata küsüp hayatimizi ,yasam kalitemizi düsürmenin hiç bir anlami yoktur.

sistemli bir uygulama, esler arasi ve doktorunuz veya seks terapistiniz ile uyumlu çalisma gereklidir ve eger düzenli uygulanirsa çok kisa sürede bu sorun ortadan kalmaktadir.

biz bu konuda profesyonel destek almanizi, bir seks terapi merkezine kendiniz veya esinizle beraber bas vurarak bu sorunu daha kisa sürede çözmenizi öneririz.

ilaçlarla veya geciktirici spreylerle bu sorunlar çözülmez sadece büyür. ilaçlar yan etkileri olarak da cinsel isteksizlik yapacaklar ve ruhsal durumunuz daha da bozulacaktir.

bu konu bir gerçektir ve bundan utanilmaz. ve her gün bu konu ile ilgili bir çok kisi bizi aramakta ve gelmektedir. hepside sorunun çözümünü saglayip huzur güven ve mutlulukla saglikli bir cinsel yasantiya kavusmaktadirlar.</description>
</item><item>
<title>İlk Gece İlk İlişki</title>
<link>http://hikayeler.hikayede.com/hikayeler/Ilk_Gece_Ilk_Iliski.html</link>
<description>evlilik, kadinin ve erkegin beraber yasamak üzere karsilikli anlasma ile olusturduklari sosyal bir kurumdur. bu kurum sevgiyi, saygiyi, cinselligi, mutlulugu ve üzüntüyü dahi paylasmayi içerir. evlilik kadinin ve erkegin sahip oldugu temel haklardan bir tanesidir. evliligin toplum tarafindan kabul görmesi içinde yasalar çerçevesinde onaylanmasi gerekir. gelenek ve göreneklerde evliligin olusmasini ve yapisini etkilemektedir.

kadinin ve erkegin sosyal yasamdaki rolleri daha dogar dogmaz yetistirilme tarzlari ile baslar. bu roller toplumsal ve kültürel farklara göre bazi degisikliklere ugrasalar da temelde ayni esaslardadirlar. kadinin yapisi itibari ile daha duygusal olmasi kolay incinip kolay sevinmesi hormonlari ile ilgili olup bu onun annelik yapabilmesi için gereklidir. kadin adet gördügü zaman veya gebe kaldigi zaman veya dogum yaptiktan sonra fiziksel olarak eskisine nazaran daha güçsüz düser. bunun sonucunda da erkek koruyucu ve kollayici olmak zorundadir.

kadin ve erkek iliskisindeki en önemli sey kadini kadin ,erkegi erkek olarak kabul etmek ve karsi tarafin istek ve arzularina saygi duymaktir. Çünkü daha evvelde söyledigimiz gibi daha bebeklikten itibaren farkli yetistirilir ve farkli hissetmeye baslariz. bir kadinin bir erkegin nasil düsündügünü veya bir erkegin bir kadinin niçin farkli davrandigini anlamasina imkan yoktur.

Çünkü farkli hormonlar etkisi altinda olunca karsi cinsin bilemedigi ve anlayamadigi duygular gelisir. mesela kadinlar erkeklerin niçin seks isteklerini kontrol edemediklerini ve devamli seks istediklerini daha dogrusu duygusuzca seks yapabilmelerinipek anlayamazlar. kisaca açiklayacak olursak erkeklerde devamli sperm  meni  üretimi vardir ve bunun depolandigi kesenin kapasitesi eger hiç bosalma olmazsa yaklasik dördüncü günden sonra dolar ve sanki idrar torbaniz doldugunda nasil iseme arzusu duyuyorsaniz ve bu ilerledikçe rahatsizlik yaratiyorsa, erkekte eger bosalmadigi süre dört gün veya daha fazla olursa devamli kontrolsüzce seks arzusu duyacak sonuçta belki de saldirganlasacak ve hatta istenmeyen olaylarla karsilasilacaktir. bazen ise doganin bir savunma sistemi olarak iliski kuramayan veya masturbasyon yapamayan erkek uykusunda bosalacaktir. bu gerçegi göz önüne alarak hanimlarimizin eslerine olan yaklasimlarina daha iyi degerlendirmelerini istiyoruz ve aralarinda olabilecek bazi problemleri cinsellikten uzak durarak onlari istedikleri sekilde yönlendirebileceklerini düsünürlerse en yanlis seyi yapmis olacaklardir.

erkeklerde kadinlari olduklari gibi kabul etmeli ,onlarin yasam tarzlarina ve duygusalliklarina saygi göstermelidirler, çünkü bu kadinin dogasinin bir geregidir ve duygusal olmayan bir kadin ne erkegini mutlu edebilir ne de iyi bir anne olabilir.

o zaman karsilikli sevgi ve saygi ,birbirinin isteklerini anlama ve destekleme evliligin temel sartlarindadir. farkli iki cinsin arasindaki diger insanlardan farkli olan iletisim cinselliktir ve özel olmalidir.

evlilikte iki farkli cins arasinda gelistigi için en önemli iletisim araci, paylasim cinselliktir. uyumlu bir cinsellik her iki tarafinda olaylara bakis açisini yumusatacak ve töleransin artmasina sebep olacaktir. cinsellik esler arasinda bir iletisim biçimi olup birbirlerine karsi olan duygularinin sözle ve bedenle ifadesidir. birçok kisi için özellikle kadinlar için evlilik cinselligin baslangicidir. kisiler o güne kadar toplumdaki cinsiyet rollerini ögrenmislerdir. ama bu konuda konusmak deger yargilari ve ön yargilar tarafindan zorlastirilmistir. birbirleri ile konusmaktan kaygi ve isteklerini dile getirmekte güçlük çekerler. bunu yok etmek içinde sevgi ,saygi ve anlayisla birbirlerini anlamaya çalismalidirlar. evlilikte saglikli bir cinsel yasanti için kadinin ve erkegin kendi vücudunu ve esinin vücudunu tanimaya çalismasi gerekir.

karsi tarafin nelerden çekindigini ve ya nelerden hoslandigini dikkate almak,rahatsiz oldugu seyleri yapmamak veya bunun kötü bir sey olmadigini izah etmek çok önemlidir. kadin için cinsellikte en önemli sey kendini güvende hissetmektir hele hele yillarca bir tabu olarak büyütülmüs olan ilk gece,ilk cinsel iliski korkusu ve o gece yasayacaklari kadinin ilerdeki bütün cinsel hayatini etkiliyebilir. kadin kendini güvende hissederse, sevildigini ve sayildigini hissederse ancak cinsel istek duymaya baslar . ilk iliski sirasinda her iki tarafta birbirlerinin bedenlerini yeni taniyacaklarindan ve nasil tepki vereceklerini bilmediklerinden yumusak ve anlayis ile yaklasilmalidir. Özellikle bekaretini kaybedecek olan hanimlarimiz için eslerinin çok anlayisla yaklasmalari önemlidir, çünkü kadin o güne kadar hiç bilmedigi bir duyguyu yasayacaktir ve belki de caninin çok yanacagini düsünmektedir ama biz erkekler olarak esimize gerekli güveni verebilirsek, yavas hareket edecegimize onun canini acitmayacagimiza rahatsiz oldugu yerde veya aci duydugu yerde duracagimiza inandirirsak, kadinda süphe ve tereddütlerini atacak ,iliskiye hazir hale gelecektir. kadin sevgiyle ve güvenle cinselligi hissedecegi için cinsel iliskiye girmeden önce ne kadar uzun süre bir yaklasim yasanirsa yani ön sevisme yasanirsa bu kadini o kadar rahat hale getirecektir. ilk iliskide yasayabileceklerinizi anlatmadan önce isterseniz bekaret kizlik zari  hymen  nedir kisaca açiklayalim.

kizlik zari, vajina  hazne  girisinde kadinlarimizin adet görünceye kadar ve de cinsel hayatlari baslayincaya kadar vajeni disardan gelebilecek mikroplardan ve hastaliklardan korumak üzere dogal olarak olusmus bir yapidir. Çok çesitli tipleri vardir. bazi kadinlarimizda hiç olmayabilir, bazilarinda yarim olabilir , bazilarinda ise halk arasinda elastik zar olarak isimlendirilen ve ancak dogumda yirtilabilen türdendir. elastik zar esasinda ortasindaki deligi cinsel iliskiye mani olmayacak büyüklükte olan bu nedenlede kanamaya neden olmayan zardir. zarin kalinligi da çok degisken olup, bazi hanimlarimizda çok ince yapida ve erkegin en ufak hareketi ile yirtilabilen yapidadir. bazilari ise daha kalindir ve zor yirtilir. zor yirtilan zarlarda kanama miktari fazlaca olabilir ,eger panik yaratacak veya bedensel rahatsizlik yaratacak boyuttaysalar hemen bir kadin dogum uzmanina basvurularak , kanama durdurtulmalidir. bazilari ise iliskide yirtilmayacak kadar kalin olup bunlar ancak bir hekim tarafindan uyusturularak,acivermeden açilmaktadir.

ilk gece hissedilenler ve yasanan sorunlar

kadin hiç yasamadigi bir duyguyu yasayacagi için heyecan duymakta ve ayni zamanda korkmaktadir .erkek ise belki ilk beraberligini yasayacak veya hayatini birlestirecegi kadinla ilk deneyimi olacaktir. bu yüzden onda da basarili olma duygusu ve korkusu hakimdir. kizlik zarinin yirtilmasi abartildigi gibi aci veren bir olay degildir. ilk iliski sirasinda kadin belki bir igne batmasi ve ya sinek isirigi tarzinda bir aci duyabilir ve ya duymayabilir ve az miktarda pembemsi bir kanamasi olabilir,daha sonra ise daha evvel bilmedigi bir dolgunluk ve basi hissi duyacak zaman ilerledikçe ve güven arttikça bu dolgunluk hissi zevke dönüsecektir. iliskinin ilk ayinda her iliskide belki baslangiçta çok hafif bir sizlama veya rahatsizlik duyulacak ama bu kisa sürede kaybolacaktir. cinsel hayatinizi daha kolaylastirmak ve vajendeki dolgunluk hissine alisabilmek için ilk hafta belirli araliklarla bes - on dakika vajeninize bir tampon koyabilirsiniz. bu hem kizlik zarindaki hem de vajen deki genislemeye alismanizi saglayacak, rahatsizlik duymanizi engelleyecektir.

kizlik zarinin bozulmasindan sonra kadinlarimizin ilk gece yasadigi sikintilarin ikinciside vajinismus dedigimiz vajen çevresini saran kaslarin spazmi sonucu cinsel iliskinin imkansiz yada çok agrili hale gelmesidir. bu siklikla baskilayici cinsel yetistirme sonucu yani aile ve sosyal çevre olarak cinselligin kötü, yanlis bir sey olduguna inanilarak yetistirilen veya çok aci duyacaklarina inanan kadinlarin cinsel iliski yasayacaklari sirada bilinçaltinin koruma dürtüsü ile vajen girisindeki kaslari kasmasi sonucu olusur. yapilmasi gereken sakinlesmek, belki belli bir süre iliski denemesine ara vermek veya birkaç gün ertelemektir. bu arada kadini rahatlatmak ona yasanacaklarin evli çiftler arasinda hak oldugunu, ayip olmadigini ve ona zarar vermeyecegini anlatmaktir. eger tekrar denememizde gene ayni sorunla karsilasiyorsak yapmamiz gereken sey profesyonel yardim almak yani bir hekime basvurmaktir. hekiminiz sizin hem bedensel hem psikolojik olarak rahatlamanizi saglayacaktir.

cinsel iliski sirasinda kadini tedirgin eden olaylardan bir tanesi de gebe kalma korkusudur. Çocuk sahibi olmak istenmedigi bir sirada gebe kalmak, bunun sorumlulugu veya kürtaj olmanin korku ve baskisi kadini cinsellikten uzaklastiracak ve sogutacaktir. evlenmek üzere olan çiftler hemen çocuk sahibi olmak istemiyorlarsa ilk cinsel iliskiden itibaren gebelikten korunmalidirlar. korunmak için bazi yöntemlere evlenmeden önce baslanilmalidir. gebeligi önleyici haplar doktor kontrolünde alinmalidir. uygun zamanda baslandiginda ilk cinsel iliskiden itibaren gebelikten korurlar . ilk cinsel iliskide gebelikten korunmak için kondom –prezervatif kullanilmasi da önerilebilirse de uygulamada pek rahat olmadigi görülmektedir.

saglikli cinsel yasam için neler yapmaliyiz ?

ideal olani cinsel hayatiniz baslamadan önce bir hekime muayene olmak ,cinsel iliskiye engel bir halinizin bulunup bulunmadigi veya cinsel iliskide size rahatsizlik yaratabilecek bir sorununuz olup olmadigini ögrenmektir . ayrica ilk cinsel deneyiminiz için hekiminizden uyari ve öneriler almak hem saglik bir cinsel baslangiç yapmanizi hem de bundan sonraki cinsel hayatinizi mutlu sürdürmenizi saglayacaktir. hekiminizden size uygun gebelikten korunma yöntemini istemeniz ve uygulamanizda gebe kalma korkunuzu ortadan kaldiracaktir.

düzenli hekim kontrolünde olmak yasam kalitenizi arttiracak ve saglikli bir cinsel hayat sürmenizi saglayacaktir. bundan dolayi sikayetiniz olsun olmasin her alti ayda bir doktor kontrolünden geçmeyi ihmal etmeyiniz.</description>
</item><item>
<title>Masturbasyon</title>
<link>http://hikayeler.hikayede.com/hikayeler/Masturbasyon.html</link>
<description>insanlarin yüzde doksanbesi 95i masturbasyon yapar, peki kalan yüzde besi  5i ne yapar?

kalan  5i yalan söyler! biraz yumusatirsak bunu ;yaptiklari seyi masturbasyon olarak kabul etmemeye çalisirlar ,yada masturbasyon yaptiklarini bilmezler. cinsel organlarla ilgili haz verici her sey masturbasyon sayilabilir,mesela bir kadinin heyecanlanip bacaklarini sikistirip birakmasi bile,ve mastiurbasyonda illa orgazma ulasmak gerekmez.

masturbasyon kelimesi latince \masturbare=elle bozmak\ fiilinden türemistir.

günümüzde kullanimi; kisinin kadin veya erkek kendi kendine cinsellik yasamasi veya cinsel doyuma ulastirmasi için yaptigi eyleme denir. daha modernize bir açiklama ile ; bir cinsel tepki üreten istemli kendi kendine uyarim olarak tanimlanabilir.

masturbasyon hayal gücünün veya fantazinin sonsuz kullanimi ile gerçeklesir,kisi bu sirada kendisini ve karsidakini diledigi gibi düsünür ve sonsuz bir güce sahip olur, bu yüzden de hiç bir cinsel eylem bu sinirsizlikta ve mükemmellikte gerçeklesmez. bu da ilk cinsel eylemlerde bazen hayal kirikligi yaratabilir. ama hiç bir düsünce de tensel dokunmanin veya hissetmenin ve de sevginin yerini de tutamaz.

masturbasyon zararlimidir ? eger kisinin sosyal yasantisini ,normal seksüel iliskilerini bozacak düzeyde degil ise zararsizdir.

kisi eger bir seksüel partneri varsa o olmadigi zamanlarda masturbasyon yapabilir ama bunun sayisi ve sikligi partnerine olan arzusunu etkilemeyecek sekilde olmalidir.

eger kisinin düzenli seks partneri yoksa veya hiç partneri yoksa, arzu ettigi sürece, hissettigi siklikta masturbasyon yapabilir.

masturbasyonun kadinda veya erkekte hiç bir fiziksel bedensel kötü tesiri yoktur ,aksine rahatlamayi ve gevsemeyi saglar. ayip degil bir gerekliliktir.toplumda söylenen diger her sey tamamen uydurmadir - yok sivilce yapar, gözleriniz kör olur, ileride çocugunuz olmaz, kizlarda adet düzenini bozar, erkeklerde ileride sertlesme sorunu yaratir gibi söylentiler ve bilgiler ve buna benzer her sey tamamen uydurmadir.

dilediginiz yer ve zamanda tabi ki baskalarinin haklarina kisisel veya kanuni saygi duyarak, kimseye zarar vermeden masturbasyon yapabilirsiniz. bu sizin hakkiniz ve bedensel özgürlügünüzdür.

yanliz masturbasyon sizin için kaçinilmaz bir olay , bir tutku haline gelmisse, normal cinsel iliskiye tercih ediyorsaniz, veya normal seksten partnerinizden zevk alamayip masturbasyona yöneliyorsaniz bir cinsel tedavi merkezine bas vurup bu aliskanliginizi veya tercihinizi degistirmek için öneri ve tedavi almalisiniz.

masturbasyon konusunu biraz yasa ve cinsiyete göre ayirirsak;

genç erkeklerde özellikle cinsel hayati olmayan gençlerde, masturbasyon neredeyse bir zorunluluk halindedir, bunun nedeni ise:

sperm meni - er suyu üretimi devamlidir ve hiç durmaz, üretilen spermler bir kesede toplanir ve bosaltilmaya hazir beklerler, arkadan da devamli sperm üretimi olur ve bu keseye bosalir, bu kesenin bir hacmi, bir kapasitesi vardir, bu hacim dolunca cinsel istek artar, yogunlasir eger iliski veya bosalma gerçeklesmezse kasiklarda agri, asiri cinsel istek baslar, bazen kese o kadar dolmustur ki büyük tuvalet yaparken veya ikinirken vücut içi basinç arttigindan bu sirada penisten sperm akar veya idrar sonrasinda sümüksü bir akinti olarak penisten gelir bu bosalma degildir ve zevk vermez sadece sperm akar. eger kisi bosalmaz veya iliski kurmazsa belli bir süreden sonra ki bu süre kisiden kisiye degisir 4 ila 15 gün, erkek uykuda bosalir ve keseyi bosaltarak arkadan gelen spermlere yol açar. hamamci olduk veya rüyaci olduk deyimi buradaki bosalmaya bagli yikanma gerekliliginden gelmistir. erkeklerdeki cinsel arzu kontrolsüzlügü de devamli üretilen sperm ve onun bosaltilmasi istegi sonucu vede toplumsal ögretilerin yani tabularin erkege kuralsiz cinsellik yasamayi bir hak ve övünç kaynagi olarak hissettirmesi olup bayanlarin erkeklerde anlayamadiklari duygusuz cinsel istek bundan dolayidir.

erkeklerde uyari ve doyuma ulasma daha çok penisin etrafinin kavranma hissinin tatmini ve özellikle penisin bas kisminda bulanan zevk hücresi diye isimlendirilen sinir uçlarinin sürtünmeye ve karsidan gelen basinca karsi tasidiklari hislerden olusur.

erkekler genelde elleriyle cinsel organlarini oksayarak masturbasyon yaparlar, bunun için elleri kuru olabilir, genelde kayganlastirici bazi maddeler; tükürük, krem, sabun sabunun penis içine kaçtiginda aciya yol açacagi unutulmamalidir kullanilir. gene erkekler masturbasyon yaparken penislerini baska cisimlere sürerek de veya kavrama hareketini saglayici bir takim bosluklara penislerini sokup çikararak yaparlar. veya sertlesmis penise su tutarakta masturbasyon gibi çesitli yöntemlerde kullanirlar. son zamanlarda ülkemizde de satilan yapay vajina benzeri araçlarda erotik malzeme satilan dükkanlarda bulunmakta ve kulanilmaktadir. kisaca kisiye zevk veren her sey bu amaçla kullanilabilir.

kadinlarda ise; bakire olanlar veya olmayanlar olarak degerlendirmeliyiz çünkü toplumumuzda bekaret hala önemli bir konu olarak kabul edilmektedir .

kadinlarda masturbasyon erkeklerdeki kadar fiziksel dokunma gerçeklesmeden düsünce bazinda da gerçeklesebilir.sadece gögüslerine dokunarak dahi masturbasyon yapabilirler.

fiziksel istek kasik bölgesine yayilan sicaklik orada bir basinç hissinin duyulmasina ve klitorise dokunulmasinin ihtiyaci ve vajen içinde doldurulmasi gerekli bir bosluk hissi ile ortaya çikar. vajende ki bosluk hissi daha önce cinsel iliskiye girmemis bayanlarda çok az veya yoktur.cinsel iliski yasamis kadinlarda ise bu vücut tarafindan taninmistir ve hissedilir.

genelde ya klitoris bizir elle oksanir veya iki bacak açip kapanarak sikistirilir veya kadina zevk verebilecek bir seye sürtülür. bakire olan kadinlar genelde bu sekilde masturbasyon yaparlar. ve bunun kizlik zarina hiç bir zarari yoktur.

daha az olarak klitoris oksanirken vajen girisine parmakla baski uygulanabilir veya vajen girisi veya küçük dudaklar oksanabilir. bunun da kizlik zarina hiç bir zarari yoktur.

ve bazi bayanlar kizlik zari olmayanlar veya önemsemeyenler vajen içine parmak veya parmaklarini sokarlar veya içeriye doluluk hissi verebilecek herhangi bir sey deodorant kutusu,salatalik,muz,kalem gibi kullanirlar.son zamanlarda ülkemizde de bulunan yapay penisler de veya titresim saglayan bazi seks oyuncaklari da yaygin olarak kullanilmaktadir.

bazi bayanlar ise hem klitorise sürtünme veya baski hem de vajen içine doluluk saglayarak masturbasyon yaparlar.

dusta basinçli suyun klitorise tutulmasi ile masturbasyon ise bayagi yaygin bir yöntemdir, bu da kizlik zarina zarar vermez.

anne ve babalara ve de herkese ; cinsellik içgüdüsel bir duygu olup soyunu sürdürme, hayata ve kendinden sonraya bedeninden bir parça birakma hissinin bir uzantisidir. yani frenlenemez,önlenemez ve yok edilemez.belki baskilayabilir veya baska bir hisse veya ugrasa yönlendirebilirsiniz ama bunun sagliksiz sonuçlari ve acisi daha sonra çok fazla olarak baska yerlerde ve konumlarda ortaya çikmaktadir.kusumuzun, kedimizin veya köpegimizin cinsel arzularini düsünüp dikkate aldigimiz halde kendimizin ,yakinlarimizin veya çocuklarimizin bu tip ihtiyaçlarini görmemezlikten gelmeye veya anlamamaya çalismak kendimizi kandirmaktir.

Özellikle cinsel yasantiya sahip olamayan veya olamamis gençlerde bu istek frenlenemez.bu yüzden gerekli olan masturbasyon için onlari yanlis bilgilendirip korkutmayiniz.

yas ve kisinin sosyal konumu bu arzuyu yok etmez bu bir ihtiyaçtir.

yanliz bebekler de de bazen masturbasyon benzeri davranislar görülebilir bu onlari korkutmadan önlenebilir,anlayabilecek yasta olanlar dogru yönlendirilip bilgilendirilmelidir.bu konu ilerdeki yazilarimizda ele alinacaktir.

peki çocuklarimiza nasil davranalim;

ilk önce onlara bu konularda saglikli bilgiler verelim eger sizde bilmiyor veya bu konulari konusamiyorsaniz çekinmeden destek alabileceginiz yerlere bas vurabilirsiniz veya okuyup ögrenebilecekleri bazi bilgi kaynaklari saglayabilirsiniz.en önemli olan sey yanlis bilgi vermemektir.ufak bir kizken annesi tarafindan anal arkadan-popodan - makat-rektum  iliskiye girmesin diye arkadan iliski kuranlar kanser olur diye korkutulup yönlendiren bir hastamin kabiz olursam da ayni etki olur kanser olurum ölürüm fikri ile yasadigi ve hissettiklerini, bu yüzden yeme içme problemi yasadigini, uzun süre psikiyatrik tedavi alip halen de tam olarak iyilesemedigini ve de iyilesemeyecegini düsünürseniz yanlis bilginin bir insanin hayatina, yasantisina nasil bir etki yaptigini anlarsiniz.

onlari kendileri ile kalabilecekleri ruhlari ve bedenlerini taniyabilecekleri mekanlarda rahat birakalim.odasinin kapisini kilitlemesine izin verin veya kapisini çalip onun olurunu almadan odasina girmeyiniz.kötü bir sey yapacaksa zaten yapar, sertlikle hiç bir sey engellenmez sadece inanarak dogruyu anlatin oda anlayacaktir.veya banyoda gereginden fazla kalirsa onu rahatsiz etmeyiniz, orayi gerçekten kullanmaya ihtiyaciniz olana kadar onu rahat birakiniz, bir insan banyoda ne yapabilir ki veya ne yapar sizce? en önemli sey ise onlar her ne kadar sizin bedeninizin bir parçasi olsalar da onlarinda bir ruhlarinin oldugunu unutmamak, onlarin kisiliklerine saygi duymaktir.</description>
</item><item>
<title>Cinsel Fantaziler</title>
<link>http://hikayeler.hikayede.com/hikayeler/Cinsel_Fantaziler.html</link>
<description>erkekler ve kadınlar arasında kurulan cinsel fantezilerin arasindaki farklılıkları hiç düsündünüz mü? erkeklerin kadınlardan çok daha fazla fantezi kurduğu ve bu fantezilerin genelde mastürbasyon esnasinda kurulduğu bir gerçektir. erkekler cinsellik konusunda daha fiziksel yönlere önem verdiklerinden onlarin kafalarında imaj yaratmaları, vücut hatlarını netleştirmeleri, hayal ettikleri kişi tarafından baştan çıkarılmayı fantezi haline getirmeleri olağandır. erkekler için fantezi kurmak genelde cinsel organlarıyla ilgili olup, açık ve net imaj görebilmeleriyle ilgilidir.

kadınlar erkeklere nazaran daha az fantezi kurarlar. fanztezi kuran kadınlar görsel imajlara ve cinsel organlara daha az önem verirler. onların fantezileri genelde duygu ve romatizm dolu bir hikayeye benzer. bunu demekle beraber tabii ki mastürbasyon esnasinda erotik fantezi kuran kadınlar da vardır.

cinsel fantezilerin gereksinimleri çok yönlüdür. fanteziler cinsel isteği, cinsel duyarlılığı, cinsel yaşantının hazını, orgazma ulaşmanızı perçinleştirebilir.

cinsel istek elektrik düğmesi gibi kontrol edilecek birsey değildir; istediğimiz zaman açıp kapatabileceğimiz. Çoğu insan, özellikle yaşlari ilerledikçe veya ilişkileri olgunlaştıkça, cinsel isteklerinin o kadar çabuk uyarılamadiğını görürler. bu dönemlerde fantezilerin yardımı olabilmektedir.

fanteziler cinsel isteğin uyarılmasında oldukça yardımci olmaktadırlar. ilişkiye girmeden evvel çoğu insan kendisini beynen hazırlama ihtiyacını duyar. bunu da gireceğimiz cinsel ilişkiye beynimizde canlandırarak yaparız. partnerinizin yakınlığını, sıcaklığını, size dokunuslarını hayal etmekle başlayabilirsiniz. partnerinizin yüzünü, gözlerini, dudaklarını kafanızda imajlar halinde görmeye çalışabilirsiniz. sadece sizin hoşunuza gidecek fiziksel imajlari yaratmanız çok önemlidir.

cinsel isteği uyarmakta partnerinizle günlük temaslarınız da önem taşımaktadır. telefonla partnerinizi arıyarak "bütün gün senin o muhtesem vücudunu düşünüp duruyorum" veya "bil bakalim bu aksam seninle ne yapmak istiyorum?" gibi sözlerin söylenmesi, partnerinizin de erotik fanteziler kurmasına yardımcı olacaktır. sadece fantezi kurmakla kalmayıp akşam buluştuğunuzda da bu fantezilerin ilişkinizi yansıma olanağının yüksek olacağı söz konusudur.

tek başına yaşayanlar için gündüzleri fantezi kurmak akşamları kendilerini sevmek açısından iyi bir hazırlık olabilir.

fanteziler genelde birlikte olduğumuz kişilerle ilgili kurulsalar da bu başka kişiler hakkında fantezi kurmamıza engel olmaz. başka kişiler birlikte çalıştığımız mesai arkadaşımızdan tutun ünlü birilerine kadar geniş bir yelpazeye sahiptir. başka kişiler için kurduğunuz fantezileri şu andaki bulunduğunuz ilişkinin içine katmanız normaldir. böylece duygularınızı canlı tutabilirsiniz. ama bazıları başka kişileri ilişkilerine katmakta suçluluk duygusu duyarlar. bu durumlarda fantezilerinizi partnerinizle sınırlı tutmanız tavsiye edilir.</description>
</item><item>
<title>Biseksüellik</title>
<link>http://hikayeler.hikayede.com/hikayeler/Biseksuellik.html</link>
<description>biseksüellik adı sık telaffüz edilmeyen, edildiğinde de homoseksüellikten bile çok daha fazla tepki çeken iki cins arası"bir şey". cinselliği hem erkek, hem kadında aramak. her ikisinde de mutlu olabilecekken bir takım ahlâki normlar yüzünden bundan vazgeçmek mi fena; yoksa cinselliği böylesine sömürerek uzun vadede daha keyifli, daha öz saygılı yaşamları bir bir tüketivermek mi?

"hayatta her şeyin en iyisini isterim. erkeklerin ve kadınların da". bu sözler madonnaya ait değil ama pekâlâ da olabilirdi. bu sözler bir biseksüele ait. madonna gibi!

tıbbi araştırmalar, eşcinselliğin genlere dayalı olduğunu kanıtlamak üzere. buna göre şöyle bir kanı pekiştirilebilir: bazı insanlar yüzde 100 heteroseksüel, bazılarıysa yüzde 100 homoseksüeldir. ya osundur ya da diğeri. sizler ve bizler. bizler ve onlar. keşke hayat bu kadar basit olsa. peki bu durumda biseksüeller ne tarafa düşüyor? kendilerini tam anlamıyla heteroseksüel ya da homoseksüel olarak tanımlamayan, her iki cinse karşı da cinsel istek duyan insanlar? yoksa bir de biseksüellik geninin varlığını mı araştırmalı?

yıllarca karşı cinsle ilişki kuran, daha sonra kendi cinsine de ilgi duyan insanlar da var. aynı şekilde kendini uzun bir süre eşcinsel olarak tanımlayıp, daha sonra karşı cinse de cinsel istek duyduğunu farkedip, evlenip barklananlar da, çoluk çocuğa karışanlar da... ya da belli bir düzen izlemeden, kadınlarla da erkeklerle de birlikte olanlar.

biseksüellik sanılanın çok ötesinde yoğun olmakla birlikte, konu üzerinde genişçaplı araştırmalara yeni yeni başlanıyor. biseksüellik dendiği zaman "cinsel tercih" deyişine ağırlık vermek gerekiyor. Çünkü burada gerçekten bir tercih söz konusu.

her iki cinsle de cinsel ilişkiye girebildiğine göre, cinsel fonksiyon yetersizliklerinden bahsetmemiz mümkün değil. kendini doğuştan heteroseksüel ya da eşcinsel olarak niteleyen insanların varlığını yadsıyor değiliz. ancak cinsle çekim, cinsel tercihler erotizm, biyolojinin açıklanabileceğinden çok daha karışık konular.

biseksüel insanlarin çoğu kendilerini biseksüel olarak tanımlamıyorlar. biseksüel olduklarından haberdar bile olmayabiliyorlar. düşünceleri homoseksüel olma yolunda ilerleyen bir heteroseksüel oldukları doğrultusunda. bir kısmı da toplumdaki konumları sarsılacağı endişesiyle, hemcinslerine duydukları isteği bir sır olarak saklama yoluna gidiyorlar. bu arzu içlerinde yer alsa da fiili bir ilişkiye giremiyorlar; bu durumda belki de herkesin biseksüel potansiyeli taşıdığını söylemek çok da yanlış olamaz. aslında biraz da biyolojik de olsa gerek karşılıklı her cinsin içinde biraz da diğerlerinden hormonlar dolaşıyor. bu hormonlar da zaman zaman insanı kendi cinsine yöneltebiliyor. hani, illa da homoseksüel olmadan da ancak olayın bir de toplumsal ve psikolojik boyutu var. o hormonları alabildiğine serbest bırakmak ruh sağlığı açısından ne kadar yararlı? doğanin insanlara verdiği çiftleşme görevindeki işbölümünün üstüne insanoğlunun toplum normları eklenince konu sadece klasik kadın-erkek ilişkisine dayanıp kalıyor. dolayısıyla da doğaya karşı çıkmak olabilecek en büyük ayip, en büyük günah oluyor. hani homoseksüelleri geni yüzünden mazur gördük de bu biseksüeller de neyin nesi?

cinsel açlğın olabildiğince doyurulmasına çalışmak kadın-erkek ayrımı yapmadan, sado-mazo demeden uzun vadede insanda bir takım doyumsuzluklara, psikolojik bozukluklara neden olabiliyor. gerçi buna bir baska yanit da zaten bu tip tercih yapanlarin normal olmadıkları. peki normalliğin sınırı nerede başlayıp nerede bitiyor? bu sorunun yanıtı yine o içerdeki karmaşık genlerin hangisinin ne kadar baskın olduğuna bağlı.

biseksüellerin çopunluğu hayata heteroseksüel olarak başlamış, eşcinsel ilişkilere yatkınlığını sonradan keşfetmiş kişilerden oluşuyor. kendilerini biseksüel olarak tanımlayan kişiler bu seçimlerini açıklarken çeşitli cinsel ve kültürel tecrübelerini neden olarak gösteriyorlar.

biseksüellerde de, kadınların ve erkeklerin tutumunda farklılıklar gözlemleniyor. erkekler başka erkeklerle seksi rahatlıkla yaşayıp, iş aşık olmaya gelince çekimser ve tutuk bir tavır sergiliyorlar. kadınlar ise, başka kadınlara kolayca ve derin bir aşk besleyebildikleri halde, işi seks asamasina getirmekte oldukça zorlanıyorlar. duygulari ifade etmek, güç gösterisinde bulunmak gibi konularda ve seksi algılayışlarında da farklı. işin ilginç yanı, cinsiyet ayrımı konusunda kadınların da erkeklerin de duruma bakışlarının aynı olması. kadınlar da erkekler de kadınlarla yaşanan seksin daha entim, erkeklerle yaşanan seksin daha fiziksel olduğunu söylüyorlar. iki cinsin de sunduğu şeyler farklı olduğu için, biseksüeller yeri ve zamanı geldiğinde tercihlerini ona göre yapıyorlar. duygusal bir ilişki ve yumuşak seks istediklerinde kadınlara, daha çok fiziğe dayalı ve biraz da sert bir yatak macerası hayal ettiklerinde erkeklere yöneliyorlar. herkes zaman içinde kadınların ve erkeklerin hangi yönlerden çekici olduklarını keşfedip, erotik ve duygusal yönden iki cinsten de zevk alma potansiyeline sahip, fakat toplumda oturmus heteroseksüel bakış açısı, yerleşik aile mevhumu, çoğu insanı bu potansiyellerini kullanmaktan, kendi cinsleriyle ilişkiye girmekten alıkoyuyor. Çoğu insan, yetiştiriliş tarzından dolayı bu potansiyeli bastırmayı öğreniyor. bu bastırılmış potansiyel, karşı duyulan ilginin üzerine ekleniyor. biseksüeller, çoğunluğun aksine içlerindeki potansiyeli kullanıyorlar ve iki cinsten yana duydukları ihtiyaci ayrı ayrı alma yoluna gidiyorlar.

Çoğu biseksüel, cinsel seçimden dolayı aklının karıştığı bir dönem yaşadığını itiraf ediyor. cinsel tercihler içinde biseksüellik tanımı ve analizi yapılması açısından en çok zorlanan seçenek. bunun yanında, eşcinselliğin toplumda kabul görmeye başladığı şu dönemde; biseksüellere karşı takinilan tutum, daha sert. escinsellik tıbbi açıdan bir zorunluluk olarak algılanmaya ve anlayış görmeye başlanıyorken, biseksüellik ne istediğini bilmeyen, seks düşkünü azgın sapıkların tarzı olarak algılanıp tepki görüyor. biseksüel ilişkilerde ilginç olan bir yön daha var. partnerler, ilişkide oldukları kişiyi kendi cinslerindeki insanlardan daha çok kıskanıyorlar. Örneğin bir kadın, kadın sevgilisinin bir erkekle flörtüne bir dereceye kadar göz yumarken, aynı flört başka bir kadın arasında yaşanırsa çılgına dönebiliyor. bunların yanında karşı cinse ilgi duydukları halde hemcinsleriyle ilişkiye giren biseksüellerin özellikle üzerinde durdukları bir nokta var. iki cins de hemcinsleriyle yaşadıkları ilişkiden büyük tatmin duyduklarınıçünkü bunun insanin kendisiyle sevişmesi gibi bir duygu olduğunu belirtiyorlar. eşcinsel ilişkiler, partnerler, kendi vücutlarını tanıdıkları için karşısındaki insana da nerede, ne zaman ve ne şekilde dokunması gerektiğini iyi biliyor. biseksüeller genellikle maceraperest ruhlu, değişikliklere karşı açık insanlardır. bir yerlerde başka bir hayatın var olduğunun bilincindeler ve ellerine gelen şeyin tadina bakmak konusunda oldukça cüretkârlar. "karnımız doydu, peki tatli olarak ne var?"</description>
</item><item>
<title>Cinsel Özgürlük</title>
<link>http://hikayeler.hikayede.com/hikayeler/Cinsel_Ozgurluk.html</link>
<description>cinsel konular toplumumuzda, nedense, hep tabudur. cinsellik konusunda pek konusulmaz. irdelemeler yapilmaz. herkes birseyleri, üstünkörü de olsa, bilir, ama konusmaz ve tabii ki gönül rahatligiyla yasayamaz. bunun nedeni, cinselligin tabu olmasina karsin, konu bireysel düzeye indirgendiginde, özel yasam temelinde düsünüldügünde, gerçekte özel ve ireyselin olmamasi ve konunun adeta kamu
un ortak mali olarak görülmesinin sonucu da herkesin herkese, bu konuda konusma hakkini kendinde görmesidir.

cinsellik ve cinsel yasam kisiye özeldir ve kisilerin bunu gönül rahatligiyla yasayabilmeleri gerekir. Özel yasam, karisilamaz bir özel alandir. cinsel özgürlügün ve cinsel yasamin da bu alanda önemli bir yeri vardir. cinsel özgürlük dedigimizde, kadinlar açisindan düsünürsek, bekaret baskisi, birlikte yasama, escinsellik homoseksüellik ve biseksüellige karsi önyargi ve baskilar, flörte karsi çikilmasi gibi konular, hemen aklimiza gelebilecek, önemli konular.

bekaret baskisiyla biz kadinlar çok fazla sinirlanir ve hatta bazen de deyim yerindeyse, boguluruz. yukarida saydigimiz toplumdaki tabulardan biridir bekaret. bekaret yüzünden dagilan yuvalar, islenen namus cinayetleri, kavgalari toplumumuzda sik rastlanir olaylardir. ailenin namusu, ailedeki kadinlarin omuzlarina yüklenmistir. buna ihanet ederse, cezasi dayaktan baslayip, ölüme kadar varabilir. toplum da böyle kadinlara kötü gözüyle bakar ve damgalar. bu kadin, onlarin gözünde artik potansiyel bir fahisedir.

sevindiricidir ki, bu önyargili çarpik tutum, toplumun özellikle egitim ve bilinç düzeyi yüksek kesimlerinde degismeye ve yok olmaya baslamistir. bu da yerindedir. Çünkü, gelismeyle birlikte, kisilerin özel yasam haklarina duyulan ve gösterilen sayginin da artmasi beklenen bir durumdur.

her ne kadar özel yasam, kisisel ve cinsel olsa da, flört ve birlikte yasama, toplumda tam anlamiyla kabul görmemis durumlardir. bireylerin, istedikleri kisilerle, istedikleri gibi yasama istek ve haklarina saygi duyulmaz. oysa bireyler, baskalarinin haklarini çignememek kosuluyla, özgürlüklerini sonuna kadar kullanma hakkina sahiptirler. birlikte yasamanin zina olarak kabul edildigini hemen hepimiz biliriz. ceza yasasi taraflardan birinin evli olmasi durumunda eylemi suç olarak nitelendirmistir. bu nedenden dolayi da, böyle bir ithamla yakalanan kadin ve erkek cezayi hak ederler... ancak, her zaman oldugu gibi, yine kadinin cezasi daha fazladir. kadinin zina suçunu islemis sayilmasi için, bir evde/yerde sözkonusu erkekle tek basina, uygunsuzluk kosulu aranmaksizin bulunmus olmasi yeterli görülürken, erkegin sözkonusu kadinla, ayri bir ev tutarak birlikte yasamis olmasinin ispatlanmasi halinde bu zina nedeni olmaktadir. biz kadinlar yasalardaki bu haksiz durumun disinda, bir de toplumun damgalamasi ile çifte ceza görürüz. erkekler ise, toplumun degerlerine göre, yine elinin kinasini yakmistir. bu durumdan gurur bile duyabilir.

bu konuda yasalara bakisimiz, varolan haksiz düzenlemelerin iyilestirilmesi yönünde istemde bulunmak seklinde sözkonusudur. Ülkemiz nüfusunun yarisini olusturan biz kadinlar, eger gerçekten istersek, yasalardaki eksiklik ve haksizliklarin giderilmesini saglayabiliriz...

bu baslik altinda ele alacagimiz bir diger konu da cinsel tercihler konusunda toplumda varolan önyargi ve baskilardir. bu baslik altinda escinsellik dedigimiz homoseksüellik ve her iki cinsle de beraber olan için kullandigimiz biseksüellik yeraliyor.

escinsellik dendiginde, bazi çevrelerden gelen tepkiler, bunun sapiklik, hastalik, anormallik, doyumsuzluk oldugu yönündedir. oysa, kisinin kendi cinsinden biriyle beraber olmak istemesi, tamamen, o kisinin cinsel seçimidir. ayrica, son yillarda escinsellik konusunda yapilan arastirmalar sonucunda, cinssel seçimler konusunda, genlerden kaynaklanan etkilerin varligi da savunulmaktadir. escinselligi, ister fiziksel nedenlerden kaynaklansin, isterse kisinin özgür irade ve duygulari etkilesin, sonuçta birey, ne istedigi ve bunu nasil yasamak istedigine kendi karar verecektir. heteroseksüellik bireyin tercihini karsi cinsten yana kullanmasi sanildigi gibi 
ormal degil, yalnizca sik görülen bir cinsel tercihtir. escinselligin yanisira, biseksüellik bireyin tercih yapmadan her iki cinsle de birlikte olmasi de kisinin cinsellik yönünde bir seçimidir. bu kisiler seçimlerini her iki cinsle de birlikte olma yönünde yapmislardir.

escinsellik ve biseksüellik konularinda karsilasilan sorunlarda basvurulabilecek herhangi bir koruyucu yasa bulunmamaktadir. ancak, bu konularda basvurabilecegimiz kadin haklari, insan haklari ve demokrasi ile ilgili çalismalar yapan kuruluslar bu konuda bize yardimci olabilecek kuruluslardir. Örnek olarak, helsinki yurttaslar dernegi, insan haklari dernegi, insan haklari vakfi vb.</description>
</item><item>
<title>Sevişmek</title>
<link>http://hikayeler.hikayede.com/hikayeler/Sevismek.html</link>
<description>kabul ediyoruz, konu biraz edepsiz! ama kisitli bir zaman daima heyecani artirir. peki bu kisa sürede nerede seks yapilir? yaramazlik yapmak için en sicak 10 yerin haritasini sizin için hazirladik...


bir dakika içinde seks yapmak için mekan seçmek zorunda kalsaniz ne yaparsiniz? etrafiniza bir göz atin ve uygun bir yer bulup bulamayacaginizi arastirin. "quickie sex" hizli seks adli kitabinda yazar lisa sussman seks için birçok yer bulundugunu, ancak insanlarin onlarin farkinda olmayacak kadar korkak olduklarini söylüyor. isin tek sirri; kimseye
yakalanmamak... hizli, bir o kadar da atesli bir seks için önerilerimize göz atin:

1. bar tuvaletinde uygun bir zaman bulup birlikte tuvalete süzülün. klozet kapagini kapatin ve sevgilinizi onun üzerine oturtun. siz de kucagina oturarak bu atesli ve heyecanli sevismenin tadina varin.

2. havuz barinda su, hareketlerinizi daha da atesli kilacak...

3. soyunma odasinda okulda, ögretmenlerinizden kaçarak köselerde el ele
tutustugunuz günleri unuttunuz mu? iste tipki o günlerdeki gibi, soyunma odasini birkaç dakikaligina isgal edin, ancak bu sirada fazla ses çikarmamaya özen gösterin...


4. sezlong Üzerinde minderli sezlonglari tercih ederseniz, dizleriniz yaralanmayacaktir. siz kalçalarinizla dairesel hareketler yaparken, sevgiliniz ayaklarini kullanarak
ileri geri hareket edebilir. açik hava sizi daha da etkileyecek...


5. mutfak tezgahinda makarnalariniz haslanirken, istahinizin açilmasi
amaciyla tezgaha uzanin ve bir yildirim seksi deneyin.


6. merdivende hizli bir uçus için merdivende sevgilinizin kucagina, yüz yüze bakmayacaginiz sekilde oturun. Öyle bir basamak seçin ki, kol ve ayaklarinizi denge kurmak
için kullanabilin.


7. suda su dolu havuz ya da küvette partneriniz otursun. siz de yüzünüz ona bakar sekilde kucagina oturun. kalçalarinizi kaldirarak sizi su üzerine çikarip, yeniden daldirmasini isteyin.


8. arabada ev ortami sevismeleriniz için artik banal mi geliyor? arabaya atlayin ve bir varyasyon deneyin. uygun bir yere park ettikten sonra, koltuklari sekse uygun bir
pozisyona getirip, baska türlü bir yolculuk gerçeklestirin.

9 . dusta seks yapmak için en sicak yerlerden biri de dus. yalniz dikkat: fazla akrobasi yapmaya kalkmayin, kayip bir yerlerinizi incitebilirsiniz. sevgilinizin kafasinin altina bir havlu yerlestirirseniz, daha rahat edecektir.


10. kapida onu bütün aksam özlemle beklediniz. seksi bir kiyafetle karsilamaya ve gelir gelmez üzerine atlamaya ne dersiniz? anahtarlarini bile yerine koymadan
pantolonunu açmaya baslarsaniz, kendini son derece seksi hissedecektir!</description>
</item><item>
<title>Penis Eğriliği</title>
<link>http://hikayeler.hikayede.com/hikayeler/Penis_Egriligi.html</link>
<description>insan vücudundaki es organlarin eller, gözler, testisler gibi hiç biri birbirinin aynisi degildir, arada mutlaka bazi farklar vardir.

tüm insanlarinda yapilari ve organlari hem dis görünüs olarak hem de islevleri sirasinda farkliliklar gösterirler.bu farklilik bazen çok çok az ,bazen ise çok fazla olabilir.

penis bildigimiz gibi bir erkek cinsel organi olup spermleri meni - ersuyu kadin vajeninin derinlerine birakma görevi vardir ve bu görev sirasindada kisiye haz zevk  vermektedir.

penislerde hem boy olarak hem de sekil olarak bir birinden farkli olmaktadir.

hiç bir penis sekil olarak cetvelle çizilmis gibi dogru degildir veya düzgün sinirlara sahip degildir.bu farklar kisiden kisiye göre degismekte,kiminde çok az bir saga veya sola egrilik olurken bazilarinda bu daha fazladir.bazi penislerde ise hem saga -sola egrilikle beraber asagiya da dogru egrilik olabilir.

bunun siniri nedir ? ne kadar egrilik normaldir, ne kadari bir anormallik veya sakatlik olarak görülmelidir?

bunun kesin siniri sudur; eger bu egrilik sizin cinsel iliski kurmanizi engelliyor,iliski sirasinda size veya partnerinize aci veriyorsa bu düzeltilmesi gereken bir sorundur.

*bir de eger kisi ciddi anlamda penisinin egriliginden estetik açidan, yani görüntüsünden rahatsiz oluyor ve bu yüzden soyunmaktan kaçiniyor veya iliskiye giremiyorsa bu da düzeltilmesi gereken bir sorun sayilir.

penis egriligi düzeltilirmi; evet,hersey yapilabildigi gibi bu gün yeniden el, parmak veya penisin yapilabildigi bir bilgi ve teknolojiye sahibiz penis egriligide düzeltilebilmektedir.

eger sizde de penis egriligi gibi bir süphe veya sikinti varsa çekinmeden ve mutlaka muayeneye gidiniz.bu süphe , sikinti, veya utanma duygusu ile geçirdiginiz her süre sizi üzecek ve cinsel hayatinizi olumsuz etkileyecektir. hekiminiz sizi aydinlatacak ,eger gerekli ise cerrahi bir müdahele önerecek ve yapacak veya eger bir sorun yoksa sizin rahatlamanizi ,kendinize güveninizin gelmesini saglayacaktir.

bizim klinigimize bu sikayetle gelen kisilerin çogunlugu yaptigimiz muayene ve açiklamalar sonunda hiç bir sorunlari kalmadan huzur ve güven içinde rahatlamis olarak dönüyorlar. simdiye kadar çok az kiside cerrahi müdahale -ameliyat gerektirecek sorun görüldü, bunlarda gerektigi biçimde düzeltilip kisilerin normal cinsel hayatlarina dönmeleri saglandi.sadece estetik açidan kaygi duyan hastalarimiz oldu,bunlarin çogunlugu yaptigimiz muayene ve görüsme sonucunda bu kaygi ve komplekslerini kaybedip normal sekilde yasamlarina devam ettiler,ancak bir kaçi psikolojik açidan rahatlamak için gerekli operasyonla bu egrilik düzeltildikten sonra sonra bu sikintiyi duymaz oldular.</description>
</item><item>
<title>Penis Büyüklüğü</title>
<link>http://hikayeler.hikayede.com/hikayeler/Penis_Buyuklugu.html</link>
<description>penis latincede kuyruk anlamina gelmektedir. penis içinde uzunlamasina süngerimsi dokular içeren ve içinde idrar ve menininsperm-ersuyu geçtigi kanali içeren bir erkeklik organidir. cinsel heyecan ile beyin bu organin içindeki süngerimsi dokulara kan pompalar ve penis sertleserek birlesmeye hazir hale gelir. penis sertlesme halindeyken boyuna ve enine büyür.

ergenlige ulasmis bir erkegin penisinin ortalama uzunlugu gevsek halde 5 ile 9 cm arasinda, sertlesme halindeyken ortalama 16 cm boyunda olur. bununla birlikte penisin büyüklügü kisiden kisiye farklilik gösterebilir. yaygin olarak bilinenlerin tersine penisin büyüklügü, deri rengi ile ilgili degildir, yani kisa boylu birinin penisi uzun boylu birininkinden daha büyük veya bir zencininki bir beyazdan daha küçük olabilir. penis boyu ortalama 16 cm olmakla beraber 11-18 cm arasi penisler normal boyutlardadir.

ayrica penisin normal durumu ile sertlesme durumu arasinda büyük farklar olabilir. yani sönükken çok iri gözüken bir penis sertlesdiginde daha büyük bir hal almayabilir.

bütün erkekler penislerinin büyüklügü ile yakindan ilgilidirler. bu bir erkeklik gücü daha dogrusu bir güç sembolu haline gelmistir. erkekler cinsel organlariyla gurur duyar , övünürler. erkegin cinsel organina verilen güç soyunmayla beraber korkunç bir yarisa girer. boyut, gücü simgeleyen bu organin yegane güvencesidir. gören kadinin kiyaslama imkanina kavusmasi cinsel organi iri boyutlarda olmayan bir erkek için sonun baslangicidir. erkekler arasinda da penis boyutunda odaklanan rekabetin bir trajediye dönüsmesi cinsel kimligin yalnizca bu organa indirgenmesinden kaynaklanir.

ama peniste veya sexte önemli olan penisin boyu degil, islevidir. yani, sizin penisinizle yapabildikleriniz bunu da duygularinizla birlestirmeniz en önemli olanidir.iri bir penise sahip olacaginiza ki 18 cm üstü penisler genelde iliski sirasinda kadina zevk yerine aci vermektedir sertligini uzun süre tutabilen daha küçük bir penise sahip olmak daha avantajlidir. her ikisi de bir arada olursa hiçbir zarari yoktur.

tabiki ebat olarak normalin altindaki penislerde hem cinsel iliski sirasinda sorun yaratabilecek hemde psikolojik yönden erkekte sorun yaratacaktir.normalin altindaki penislere ne yapilabilir; bugün yeni ameliyat teknikleri sayesinde penis boylari uzatilabilmekte, ince penisler çesitli yöntemlerle kalinlastirilabilmektedir. Çok basarili sonuçlarin yanisira pek sonuç alinamayan ameliyatlarda olmaktadir. bu hastadan hastaya göre degismektedir. Ülkemizde de bu tip ameliyatlar yapilmaktadir. ama bu tip ameliyatlarin her isteyene yapilamayacagi sadece ve sadece çok gerekli vakalara yapilmasi gerektigini bildirmek isterim.

bu arada en çok sorulan sorulardan olan piyasada satilan penis büyüttügü iddia edilen vakum pompalari veya su ve bu gibi methotlar gerçek disidir,kandirmacadir,hiç bir faydalari yoktur. bu penis büyüttügü ileri sürülen vakum pompalari büyütmek bir yana penis sertlestiginde içindeki kani tutan kapakçiklara ters basinç yolu ile zarar vermekte ve sertlesme problemleri yaratmaktadir.bu yüzden kullanilmasi zararlidir.normal standartlardaki boylar için penis boyunuz ne ise odur,yapabileceginiz tek sey performansinizi gelistirmek veya bosalma sürenizi uzatmaya çalismaktir.

penis boyutu ile ilgili konuyu özetlemek istersek bir türkçe deyimimiz olacaktir:

\ ne uzunu, ne kalini... en makbul olani, içinde en çok kalani \</description>
</item> 
</channel>
</rss>